Nesin Vakfı Yardımlarınızı Bekliyor

nesin vakfı selYardım zamanı. Nesin Vakfı sel felaketinden oldukça etkilenmiş. Zaten güçsüz bir durumda olan binası oldukça zarar görmüş. Tonlarca belge hamura dönmüş, eşyalar kullanılamaz hale gelmiş. Ali Nesin’in kaleminden yardım çağrısı:

Sevgili Dostlar,

Kötümserliğe kapılmaca yok.

Hayat ilk günden son güne bir mücadeledir. Bu sel felaketini de bu mücadelenin bir parçası

olarak değerlendirip eski günlerimize dönmek için canla başla, aşkla şevkle çalışacağız. Eskisinden

daha da güzel bir vakıf yapacağız.

Yarın çok daha kötü bir sel felaketi bekleniyormuş. Nasıl mümkünse! Elimizden geldiğince

hazırlanıyoruz. Kum torbalarımız hazır mesela.

Küçük çocuklarımızı anneleriyle birlikte İstanbul’daki evlerimize dağıttık. Vakıf’ta sadece eli iş

tutabilecek yaşta gençler kaldı.

Görmeden anlaşılmaz ama felaketin boyutlarını anlatmaya çalışayım.

Su anda çamurdan bir vakfımız var desem abartmış olmam. Bodrum kat baştan aşağı, giriş

katı bir buçuk metre kadar su altında kaldı. Bahçedeki su düne kadar boyu aşıyordu. Şimdi suyu gitti

diz boyu balçığı kaldı. Çizmeyi bırakmadan ayağınızı balçıktan kurtarmanız zor.

Selin sürükledikleri meyve ağaçlarının arasına takılmış, ağaçları eğmiş, kocaman bir bariyer

oluşturmuş. O yemyeşil bahçeden geriye eser kalmadı. Çoluk çocuk hep birlikte o kadar da çok emek

vermiştik ki… Hayvanlarımıza yem için ektiğimiz onlarca donum tarla bataklığa dondu. Seralarımız

kimbilir nerelerdeler.

Komşu haradaki onlarca at boğuldu. Muhteşem atlardı. Hep birlikte koşmaya başladıklarında

zemini zangır zangır titretirlerdi. Çocuklarımız, küçücük boylarıyla çitin üstünden uzanarak o atları

bahçeden kopardıkları tutam tutam çimlerle beslerlerdi. Minicik ellerle atların koca koca dişlerini

yanyana görmenin keyfine doyum olmazdı … Başkalarına para kaynağı olan o atlar bizim neşe

kaynağımızdı. Gitti gider canım atlar.

Tiyatro salonumuz tanınmaz halde. Şu anda içine bile girilemiyor.

Mutfağımız tamamen alt üst.

Çamaşır makinaları, bulaşık makinaları, kurutma makinası, buzdolapları, soğuk hava

depomuz, fırınlar, soğutma depoları, kalorifer kazanı… Medeniyet namına ne varsa yok oldu.

Et stoğumuz perişan. Kokuşmadan gömmek gerekiyor. Ama nereye? Her yer balçık.

Emektar Teo’muzun marangozhanesi tüm işlevini yitirdi. Koca koca aletler sağa sola

savrulmuşlar.

Söylemeye gerek var mı, su, elektrik, telefon, internet kesik elbet.

“Dereboyu”ndaki evime uzun süre ulaşamadık. Aziz Nesin’in en önemli notları oradaydı. Sel,

ağaç kütüğünden karavana kadar, ne bulmuşsa önüne katmış tüm şiddetiyle akıyordu. Neyse ki ev

yıkılmadı ve notlara bir şey olmadı. Mucize diyesim geliyor.

Kullanılmaz hale gelen koltuk, kanape, yatak yorgandan ya da tamamen suya gömülen elbise

depolarımızdan söz etmiyorum bile.

Bitirmek üzere olduğumuz “Sanatçı Evi” perişan. Yeni baştan yapacağız.

Kitap depolarındaki on binlerce Aziz Nesin kitabı mahvoldu.

Aziz Nesin’in yıllarca biriktirdiği gazete koleksiyonunun büyük bir kısmını ciltletmiştik. Büyük

ölçüde parasızlıktan ama bir miktar da ihmalkârlıktan ciltletemediğimiz binlerce gazete hamur oldu.

1976′nin Politika gazetelerini çamur içinde gördüm. İçim acıdı.

Mezunlar dahil bütün büyük çocuklarımız Vakf’a geldiler. Gençlerimiz ve gönüllüler el

birliğiyle Vakf’ı temizlemeye çalışıyorlar.

İki tesellimiz var:

1) Hiçbirimize bir şey olmadı.

2) Aziz Nesin’in bütün arşivi kurtarıldı. Çocuklarımızın aklına ilk bu notlar gelmiş. 3000

dolayında dosya… İnanılmaz bir surat ve imrenilecek bir işbirliğiyle çocuklar bütün dosyaları su

basmadan kütüphaneden ikinci kata çıkarmışlar. Sabahın köründe uykularından fırlayıp…

Çocuklarımızın kimisi haylaz kimisi yaramaz kimisi söz dinlemez olabilir, ama hiç görmedikleri Aziz

Dede’lerinin notlarının ilk kurtarılacak eşya olduğunu biliyorlar… Bunu onlara nasıl öğrettik acaba?

Eğitim işte böyle bir şey olmalı.

Sonuç olarak geri dönüşü mümkün olmayan hiçbir şeyimizi yitirmedik. Sadece emeğimize

yanıyoruz, ondan da bizde var.

Tüm zarar ve ziyana karşın iyimserliğimizi elden bırakmayacağız. Sürekli ileriye bakmaya and

içtik. Mücadeleye, yani yaşamaya devam!

Sevgili Dostlar,

Nesin Vakfı’nın ana binasını depreme karşı güçlendirmek gerekiyordu. Bu sel felaketiyle

birlikte binanın zemini daha da zayıflamıştır. Binayı güçlendirmenin maliyeti 350-400 bin lira arasında.

Sel felaketi dolayısıyla zararımızın da (insan gücünü saymazsak) en az 500 bin TL dolayında olduğunu

sanıyorum. Bizim boyumuzu fersah fersah aşan meblağlar bunlar.

En zor zamanlarımızda hep yanımızda olan sizlerden bütçenize göre bir katkı bekliyoruz.

İnternetten bağış için: https://secure.cs.bilgi.edu.tr/nesinvakfi/bagis.php.

Banka hesap numaralarımız aşağıda.

Çok teşekkürler.

Sizlere ve geleceğe inancımız sonsuz.

Hepimizden sevgiler, saygılar.

Ali Nesin

TL hesapları:

İş Bankası, Parmakkapı Şubesi, Şube kodu 1042, Hesap no. 0714327

İş Bankası, Parmakkapı Şubesi, Şube kodu 1042, Hesap no. 550334

Ziraat Bankası, Çatalca Şubesi, Şube kodu 130, Hesap no. 952 22 32 – 5001

Vakıf Bank, Çatalca Şubesi, Şube kodu 237, Hesap no. 434 84 59

Posta Çeki no. 164 00 09

Euro hesapları:

Ziraat Bankası, Çatalca Şubesi, Şube kodu 130, Hesap no. 952 55 01 — 5003 (IBAN: TR 80000 1000

1300 9525501 5003)

Vakıf Bank, Çatalca Şubesi, Şube kodu 237, Hesap no. 400 79 36

Dolar hesapları:

Ziraat Bankası, Çatalca Şubesi, Şube kodu 130, Hesap no. 952 55 01 — 5001 (IBAN: TR 37000 1000

1300 9525501 5001)

Vakıf Bank, Çatalca Şubesi, Şube kodu 237, Hesap no. 400 79 37

CHF hesabı:

Ziraat Bankası, Çatalca Şubesi, Şube kodu 130, Hesap no. 952 55 01 — 5002 (IBAN: TR 10000 1000

1300 9525501 5002)

Swift Kodlar:

Ziraat Bankası, Çatalca Şubesi Swift kodu: TCZBTR2A

Vakıf Bank, Çatalca Swift kodu: TVBATR2A

Duyuru | , , , , , ,

Yorum Yapın

E-postanız asla yayınlanmayacak ya da paylaşılmayacak.

* Gerekli alanlar

*
*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>