hedebility.org

ege.

Month: Kasım, 2009

Kayıp Aşçının Hikayesi

Konak Meydanı’ndayım. Bir dostumla buluşacağım. Akşam olmuş, Konak bu saatlerde daha bir ihtişamlı oluyor. Ekim ayında olmamıza rağmen hava içimi ısıtmaya yetiyor, tembelleştiriyor beni. Köşedeki banklardan birini kapmışım, bu kalabalığın içerisinde oturacak bir yer bulabilmek ne büyük bir şans! Buraya sanki ilk defa geliyormuşcasına hayranlıkla etrafıma bakıyorum. Oysaki bunlar her zamanki palmiye ağaçları, her zamanki binalar, her zaman buradalar.

Karanlıkta zayıflaşan gözlerimle, gözümün seçebildiği bütün detayları teker teker inceliyorum. Burada gerçekten çok fazla insan var. Birini beklerken, yüzlerce başkaları geçiyor önümden. Bir sürü yabancı yüz arasından bana tanıdık olanı bulmaya çalışıyorum. Onlarca güzel bayan ve onlara eşlik eden iyi giyinimli erkekler… Derken biri dikkatimi çekiyor. Yağlanmış ve kir tutmuş saçları ile bir kağıt atık arabasını peşinde sürüklüyor. Yorulmuş belli ki, etrafına bakınıyor, oturacak bir yer arıyor kendisine. Göz göze geliyoruz. Biraz tedirgin oluyorum, sokak insanlarına karşı her zaman önyargılı olmuşumdur çünkü. Yanıma oturuyor. Biraz çekiniyorum, hafiften de kendisini süzüyorum. Elinde bir poşet var. Poşetinden birasını çıkarıyor. Read the full post »